Turizm global Covid-19 salgınından etkilenen sektörlerin başını çekiyor. Küresel gayrısafi hasılanın %10’unu oluşturan turizm ve seyahat sektöründe global bazda 10 milyon iş kaybı beklenirken en büyük etkinin Asya’da oluşması öngörülüyor. Bu etkinin ne kadar sürüceği koronavirüs salgının süresine, yani büyük ölçüde alınan önlemlerin uygulanmasına bağlı. Pandemi sebebiyle artan kayıplara karşı alınan önemler kapsamında birçok ülke sınırlarını kapatıp, sokağa çıkma yasağı uyguluyor, havayolu firmaları uçaklarını yerde tutuyor. Küresel Covid-19 salgınının ne zaman biteceği konusunda sağlık otoritelerinin çeşitli tahminleri bulunsa da pandemi sonlandıktan sonra işlerin normale dönmesi 10 aya kadar uzayabilir. Buradan yola çıkarak, koronavirüs sonrası turizm sektörü bakışıyla 2020 sezonunun kayıp yıl ilan edilmesi yanlış bir tahmin olmayabilir.

Bitiş tarihini şu an tam olarak kestiremediğimiz koronavirüs salgını sonrası turizm sektörü önemli değişikliklere sahne olacaktır. Bunları ulaşım, konaklama ve yeme içme olarak incelediğimizde:

Ulaşım

Uçaklar tekrar havalandığında uzunca bir süre tam kapasite uçmaları mümkün olmayabilir. Uçaklar yolcular arası fiziksel mesafeyi korumak için %50 yada daha düşük kapasiteyle uçabilirler. Bu durum elbette bilet fiyatlarına yansımak durumunda. Bu durumdan en çok etkilenenler EasyJet, Corendon, Ryanair, Wizair, Germanwings, Pegasus gibi ucuz uçuş konseptli havayolları olacak.

Koronavirüs Sonrası Turizm Sektörü

Tartışılan bir başka nokta da ülkeler arası havayolu seyahatlerinin eskisi kadar kolay olmayacağı konusu. Ülkeye giriş yapmak için alınan vize yanında sağlık durum raporunun da talep edilip edilmemesi salgın sonrası karar verilecek konulardan. Türkiye’nin bu konuda biraz daha yumuşak davranarak turist çekme konusunda avantaj sağlaması mümkün olabilir.

Kara ulaşımında ise grup turlarının azalması bekleniyor. Uçaklardaki gibi yanyana oturmanın yasaklanacağı otobüslerde yarım kapasiteyle seyahat edilebilecek. Salgın sonrası seyahatlerde daha çok özel araçların kullanılacak olması büyük şehirlere yakın tatil bölgelerini öne çıkaracak.

Konaklama

Konaklama konusunda yüksek yatak kapasiteli otellere olan ilginin azalaması bekleniyor. Salgın hastalıkla mücadele açısından fiziksel mesafeyi korumak en temel gerektirilerden; bu yüzden herşey dahil sistemlerde açık büfe önünde toplanan, ortak kullanım alanlarında yemek yiyen kalabalıklar oluşturmaktan kaçınılması gerekecek. Bunun yerine hijyen ve sanitasyon konusunda bilinçlenen konukların artan kalabalık alan fobisi dikkate alındığında, sağlıklı menülere sahip, kişiye özel yemek sunan ya da misafirlerine yemek yapma imkanı veren, hizmetlerini mümkünse açık havada sunan ama mutlaka hijyenik konaklama seçenekleri ilgi görecek. Kısacası karantina hayatımızın tüm aşamalarında olduğu gibi hijyen ve sanitasyon diğer konuların önüne geçecek. Bu ihtiyaçlar ışığında insanların kalabalıklardan mümkün olduğunca uzak kalıp, hatta neredeyse inzivaya çekilecekleri,  kendi havuzu ve bahçesi ile gerçek anlamda bir dinlenme vaat eden kiralık villa doğa evi ve dairelere olan ilgi artacak. Bunun yanı sıra tekne ve karavan gibi kalabalıklardan uzak, doğanın içinde dinlenme sunan seçenekler de daha cezbedici hale gelecek.

Yeme İçme

Koronavirüs sonrası yeme içme sektöründe de önemli etkiler gözlenecek. Özellikle Göcek, Marmaris, Fethiye gibi yabancı misafirlerimizin yoğunlukla tercih ettiği tatil bölgelerindeki kafe ve restoranlarda fiziksel mesafenin korunmasına özellikle dikkat etmek gerekecek. İşletmelerin sağlıklı menü sunmasına ve hijyen puanlarına gösterilen dikkat artacak.

Ne Yapmalı?

Kapatılan sınırların kontrollü ve kademeli olarak açılacak olması ilk etapta sadece yurtiçi konuklarımızı ağırlayabileceğimizi gösteriyor. Pandeminin getirdiği ekonomik sıkıntılar, işten çıkartmalar ve ücretsiz izinler nedeniyle sıkıntı yaşaması muhtemel orta gelir grubu  önünü göremediği için harcalamarını kısmış durumda. Muhtemelen bu sene tatil ihtiyaçlarını erteleyecekler yada uzatılmış, bağlanmış haftasonları gibi küçük molalar halinde gidereceklerdir. Orta-üst ve üst gelir grubunun ise salgının hızının kırılmasıyla birlikte Temmuz ayından itibaren yavaş yavaş seyahatlere başlaması ve Ekim ayı sonuna kadar bu eğilimi sürdürmesi beklenmektedir. Bu durum kiralık tatil villaları, doğa evleri ve tekneler için iyi bir fırsat olarak görülebilir. Karantina ortamında kısıtlanmış his eden tüketicinin öncelikli tercihi hijyen kurallarına uyularak temizlenmiş, ev konforundaki tatil villalarında, kalabalıklardan uzak durarak tatil yapmak olacaktır. 2020 Sezonunda önceliğimiz yüksek kârlılık değil kurulu düzenimizin pandemi sonrası da korunması ve hepimizin birbirimizin müşteri olması ilkesiyle ülke ekonomisinin çarklarının yeniden döndürülmesi olmalıdır.